13 Tem 2026 11:27

İslamabad Mutabakatı kriz aşamasına girmiştir

İslamabad Mutabakatı kriz aşamasına girmiştir

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İslamabad Mutabakatı'nın kriz aşamasına girdiğini, ABD'nin taahhütlerini yerine getirmediğini söyledi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, bugün düzenlediği haftalık basın toplantısında gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi.

Şehit Lider ve tüm savaş şehitlerinin kanının yerde kalmaması ortak bir taleptir

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, şehit lider ile savaşta şehit olan tüm İranlıların kanının yerde kalmayacağını belirterek, sorumluların yargılanmasının ülke genelinde ortak bir talep olduğunu söyledi.

Şehit lider ile savaşta şehit olanların katillerinden intikam alınması ve Dışişleri Bakanlığı'nın bu konudaki planlarına ilişkin bir soruya yanıt veren Bekayi, adalet arayışının ahlaki, siyasi ve uluslararası hukuki açıdan temel bir ilke olduğunu ifade etti.

Bekayi, son 40 günlük ve öncesindeki 12 günlük süreçte işlenen suçların zaman aşımına uğramayacağını belirterek, ABD'yi İran halkına karşı suç işlemeyi sürdürmekle suçladı.

Dışişleri Bakanlığı'nın bu sürecin bir parçası olduğunu kaydeden Bekayi, uluslararası düzeyde tüm hukuki imkânların kullanılacağını, ülke içinde ise yargı organlarının sorumluluklarını yerine getireceğini söyledi.

İslamabad Mutabakatı kriz aşamasına girdi

Bekayi, İran ile ABD arasında varılan İslamabad Mutabakatı hakkında ise anlaşmanın kriz aşamasına girdiğini söyledi.

İran'ın tüm müzakerelere iyi niyetle katıldığını ve taahhütlerini yerine getirdiğini belirten Bekayi, ABD'nin ise Hürmüz Boğazı'na ilişkin düzenlemeleri kapsayan sürenin dolmasını dahi beklemeden anlaşmayı ihlal etmeye başladığını ifade etti.

Üç Avrupa ülkesinin bildirisi hiçbir meşruiyete sahip değil

Üç Avrupa ülkesinin son açıklamasını da eleştiren Bekayi, söz konusu bildirinin hiçbir meşruiyetinin bulunmadığını savunarak, Avrupa ülkelerinin bölgedeki gelişmeleri çarpıttığını belirtti.

Bölgedeki istikrarsızlığın sorumlusunun ABD ile İsrail olduğunu belirten Bekayi, bu tür açıklamaların sorunların çözümüne katkı sağlamayacağını ifade etti.

Trump'ın İran'ın nükleer programına ilişkin açıklamaları yalan

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın nükleer programına ilişkin açıklamalarını da reddeden Bekayi, Trump'ın iddialarının gerçeği yansıtmadığını söyledi.

Maskat'ta cumartesi günü yapılan görüşmelerin yalnızca Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğine odaklandığını belirten Bekayi, Umman ile güvenli geçiş mekanizması oluşturmayı hedeflediklerini ancak Umman üzerindeki baskılar nedeniyle bunun gerçekleşmediğini söyledi.

Bölgenin güvenliği yabancı askeri varlıkla sağlanamaz

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, ABD donanmasının Hürmüz Boğazı'nda 20 ticari gemiye refakat etmesine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, bölgenin güvenliğinin yabancı askeri güçlerin varlığıyla sağlanamayacağını söyledi.

Bekayi, bölge ülkelerinin dış müdahale olmaksızın kendi aralarında istişare mekanizmaları oluşturması gerektiğini belirterek, "Bölgemizin ABD'nin askeri varlığı nedeniyle güvensiz hale geldiğini açıkça görüyoruz. Bu konudaki tutumumuz son derece nettir." ifadelerini kullandı.

İran-Afganistan ilişkileri

Afganistan ile ilişkilere de değinen Bekayi, Dışişleri Bakan Yardımcısı Vahid Celalzade'nin Kabil ziyaretinde iki ülke arasındaki konsolosluk hizmetleri ve halklar arası iş birliğinin ele alındığını söyledi.

İran ile Afganistan'ın 900 kilometreden fazla ortak sınıra sahip olduğunu hatırlatan Bekayi, iki ülke arasındaki ticaret, sınır güvenliği ve İran'da yaşayan çok sayıdaki Afgan vatandaş nedeniyle ilişkilerin farklı düzeylerde sürdürülmesinin gerekli olduğunu ifade etti.

Bekayi, Afganistan yönetiminin resmen tanınması konusuna ilişkin ise, Tahran'ın iki ülke arasındaki gerekli iş birliklerini tanıma meselesine bağlamama yönünde ilkesel bir karar aldığını belirterek, tanımanın hukuki bir süreç olduğunu ve şartlar oluştuğunda bu konuda karar verileceğini söyledi.

UAEA’nın hasar gören tesisleri denetleme talebini kabul etmeyeceğiz

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi'nin, zarar gören İran nükleer tesislerine müfettişlerin yeniden erişim sağlaması yönündeki talebine ilişkin bir soruya da yanıt veren Bekayi, İran'ın bu talebi kabul etmeyeceğini belirterek, "Hayır." dedi.

ABD ve İsrail'in Hürmüz Boğazı'nı İran'a zarar vermek için kullanmasına izin vermeyeceğiz

Bekayi, ABD'li yetkililerin mutabakat muhtırasının beşinci maddesine ilişkin yorumları hakkında, "Açık bir metin karşısında yorum yapılamaz; bu temel bir hukuki ilkedir. Metin son derece açıktır. ABD'ye duyduğumuz güvensizlik nedeniyle bu metni, hiçbir keyfi yoruma yer bırakmayacak kadar ayrıntılı hazırlamaya çalıştık. Beşinci madde dikkatle incelendiğinde yorum gerektirecek bir yönünün olmadığı görülecektir. Bu maddenin eklenmesinin nedeni, savaş sırasında Hürmüz Boğazı'nın İran'a zarar vermek amacıyla kötüye kullanılmış olmasıdır." dedi.

Bekayi, "Kıyıdaş bir ülke olarak ulusal çıkarlarımızı korumak için gerekli tüm önlemleri alma hakkına sahibiz. ABD ve İsrail rejiminin Hürmüz Boğazı'nı İran'a zarar vermek amacıyla kullanmasına izin vermeyeceğiz. Hürmüz Boğazı'nın yönetiminin İran tarafından ve Umman ile istişare içinde yürütülmesinin özellikle vurgulanmasının nedeni, İran'ın çıkarlarının korunması ve güvenli deniz trafiğinin sağlanmasıdır." ifadelerini kullandı.

Yaşanan gelişmelerin sorumluluğunu ABD'ye yükleyen Bekayi, Washington'un İran'ın 30 günlük süre içinde görevini yerine getirmesine izin vermek yerine, bölge ülkelerini teşvik ederek ve bazı tarafların desteğini alarak güvenli güzergâhı devre dışı bırakmaya çalıştığını belirtti.

Bekayi, bunun iki önemli sonuca yol açtığını savunarak, "Öncelikle mutabakatın beşinci maddesini ihlal ettiler. İkinci olarak ise alternatif bir güzergâh oluşturarak ülkelerin deniz ulaşımının güvenliğini tehlikeye attılar ve çevresel sorunlara neden oldular." dedi.

News ID 1937502

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
  • captcha